Peggy Guggenheim Venedik Müzesi

Dün son iki seferdir gitmek isteyip de ulaşamadığım Peggy Guggenheim Venedik Müzesi’ni görme şansı yakaladım. Öncelikle çok mutluyum. Geçen sefer google’un önerdiği yaya yolunu takip ettiğim ve saat 15’ten sonraya kaldığım için karşı kıyıya geçememiş, mecburen geri dönüp,vazgeçmiştim.

Bu sefer işimi şansa bırakmadım. Santa Lucia tren istasyonundan iner inmez, sırtımı tren istasyona verince sağ tarafta kalan Ferrovia isimli vapur durağına yürüyüp günlük biletimi aldım. 25 Euro merak edenler için sınırsız. Tek yön 9 veya 9.5 Euro’ydu. Önceki günden de vapursuz, gondolsuz kaldığımdan imkanlarımı bol tutarak ilerledim, işimi garantiye aldım 🙂

Vaporetto 1 numaraya bindiğinizde yanlış saymadıysam 11 durak sonra Accademis durağında iniyorsunuz. Güzel bir deniz havası aldım. Bir sürü çok güze resim çektim. Yelpaze, şapka, güneş kremi herşey tavsiye edilir.

Şu çiçek deseni çok hoşuma gidiyor. Venedik’i sembolize ettiğini okudum. Konuyu dağıtmıyorum.

Bu tekneler de çok güzeller.

Bu resim, değişmek ve değiştirmek isteyenlere gelsin. Güç versin.

Müzenin yeşil bahçesi ve birbirinden güzel heykeller sizi girişte karşılıyor. Müzede o kadar çok Kendinsky tablosu vardı ki, sayamadım. Bütün Kendinsky’ler Peggy’de demek. Peggy zengin bir musevi ailenin çocuğu. Anne babasını Titanic gemi kazasında kaybediyor ve yüklü bir miras kalıyor ona. Her güne bir tablo hayat mottosuyla, sanatçılarla çevrili bir yaşam kuruyor kendine.

İtalyan Lisesi’nde sık sık duyduğumuz terimlerden mecenatismo, müze duvarlarında da sürekli yankılandı. Sanatçıların ekonomik kaygılar gütmeden eser üretmelerini sağlayacak onlara ortam, imkan sunmak diye özetleyebiliriz. Peggy Guggenheim tam bir mecenate.

Ulaşım bilgisi yarım kaldı. Söylemek istediğim öyle çok şey var ki. Accademia vaporetto durağında indikten sonra 3 5 dakika yürüyüp müzeye ulaşıyorsunuz. Giriş 17 Euro. Online almadım. Kapıda sırasız aldım. Ama içerisi doluydu. Ön yalı tarafında taş duvara oturup kulaklığını takıp düşünen sanatsever turistler, gelen geçen gondol ve vaporettoları izleyenler, fotoğraf çekenler… Müzede tam gün bile geçirilir. Yalı tarafında oturup, cafesinde yemek yiyip, eserler tek tek incelenebilir. Picasso, Mondrian, Paul Klee, bir sürü Kandinsky, Modigliani ne tablolar gördüm dünya gözüyle bilemezsiniz. Bu kadarını beklemiyordum. Benim tanımadığım daha az ünlü veya ün kazanmamış çok dikkat çekici eserler de vardı. Bazılarını sonradan incelemek üzere kendime not ettim.

Yine güzel anılarla bir Venedik/ Treviso/ Roncade günü daha geçti. Son olarak yan yana, çizgili tshirtlü gondolcular fotoğrafıyla yazımı bitiriyorum.

Yorumlarınız, paylaşımlarınız bizi mutlu eder. Venedik’e yolu düşenler için Guggenheim kaçırılmaz, Fondazione Prada için aynısını söylemiyorum 🙂

Blog, Vera Eğitim’e aittir. Kaynak göstermeden paylaşmamanızı rica ederiz. Vera Eğitim, İtalyan üniversiteleri resmi partner ofisi. [email protected]